
Birçok anne baba, yeni doğmuş ve kolayca incinebilecek görüntüdeki bebekleri yıkarken endişe duyabilir. Oysa bebekler çok esnek yapıda olduklarından incinme söz konusu değildir. Sadece bebeği sıkıca ve iyi tutmak banyo konusunda en önemli noktadır. Yatmadan önce yapılan banyo, bebeğin gevşemesini sağlayarak uykuya hazırlık aşamasını oluşturabilir.
Çok küçük bebekler çok çabuk kirlenmediklerinden sık sık banyo yapmalarına gerek duyulmayabilir. Ayrıca banyo yapmaktan hoşlanmayan bebekler için de alt ve üst temizliği olarak bilinen detaylı temizlikle de, banyo ertesi güne atılabilir(Bebek Alt Temizliği Nasıl Yapılır? ). Alt ve üst temizliği, adından da anlaşıldığı gibi, bebeği tamamen soymadan, ellerini yüzünü, ayaklarını ve popo bölgesini temizlemektir.
Bebeğe yemekten önce ya da sonra banyo yaptırılmamalıdır. Bebek karnı tokken banyo yaparsa kusabilir. Eğer karnı açsa banyonun keyfine varamayabilir. Ayrıca, sünnet ya da göbek kordonu iyileştikten sonra bebeğe banyo yaptırılmalıdır.
Bebek, ılık ve hava ceryanının olmadığı bir yerde yıkanmalıdır. Bütün banyo sonrası malzemeleri ve banyo yaparken gerekli malzemeler hazır bulundurulmalıdır. Sünger ve sabunlama bezinin sık sık yıkanarak temiz tutulması gerekir. Bebeğin kulak içine pamuk çubuklarından sokmadan sadece dıştaki görünen kirleri temizlenmelidir. Unutmayın ki bebeğin kulakları çok daha hassastır.
Bebeği yıkamak için uygun bir vakit seçilmelidir. Sizin zamanınızın olduğu bir vakitle bebeğinizin keyifli olduğu bir anda gerçekleştirilen banyo keyfi bebek için keyif verici olmanın yanı sıra yaratıcı oyunlar sayesinde öğrenim için de iyi bir fırsattır.
Bebek biraz daha büyüdüğünde, artık büyük küvette yıkanabilir. Daha geniş bir oyun alanı sunan büyük küvet bebeğe daha çok zevk verecektir. Dikkat edilmesi gereken şeyler ise, suyun sıcaklığı ve küvetin doluluğudur. Unutulmamalıdır ki, bebekler birkaç santimetre suda bile boğulabilirler. O yüzden asla küvette yalnız bırakılmamalıdırlar.
Bebek ve Banyo
Çocuklarda Saç Bakımı

“Kızım başında saçlar ile doğmuştu ve bunlar giderek düzensizleşmeye başladı. Artık idare etmesi zor bir hal aldı.”
Fazla saçı olmayan 9 aylık bir bebeğe annelik yapmak rahattır. Fakat düzensiz, uzun saçlı bir bebekle uğraşmak herkesi çıldırtabilir.İşler düzelmeden evvel iyice kötüye gider. Özellikle yeni yürüyenler için her şampuan ve saç tarama bir savaş demektir. Eğer yeterince cesursanız saçlarını kestirebilirsiniz. Aşağıdaki ipuçlarına uyarak işleri biraz daha kolay bir hale sokabilirsiniz :
- Yıkamadan önce saçları açın , çünkü yıkadıktan sonra daha çok karışabilir.
- Eğer bebeğiniz izin veriyorsa şampuan sonrası özel bebek saç kremlerini kullanın. Eğer daha fazla banyoda oturmak istemiyorsa , kremli şampuan kullanın. Böylece taramak daha kolay olacaktır.
- Geniş dişli tarakları ve uçları plastik kaplı fırçaları tercih edin. İnce dişli taraklar saçların kırılıp kopmasına yol açar.
- Saçları bir elinizle açmaya çalışırken diğer elinizle de saç diplerini tutun ki siz çekince çocuğunuzun canı yanmasın.
- Saç kurutma makinası kullanacaksanız , fazla sıcağa ayarlamayın. Zira çocuğun narin saçlarına zarar verebilirsiniz.
- Bebeğin saçına kurdele takmayın ve atkuyruğu yapmayın. Çünkü bu bölgesel kelliklere neden olabilir. Eğer atkuyruğu yapacaksanız fazla sıkmayın ve özel kurdeleler kullanın.
- İki aylık aralarla bu işte uzman bir salonda bebeğin saçlarını düzelttirin.
- Saç bakımlarını bebeğin yorgun , aç veya sıkıntılı zamanları dışında bir zamanda yapın.
- İşi eğlenceli bir hale getirmek için önceden farklı oyuncaklar verin. Ya da saç tarama işini aynanın önünde yapın , böylece sizi seyredip yaptığınızın sonuçlarını görebilsin.
Çocuğum yemek yemiyor!
0-6 yaş döneminde annelerin-babaların özellikle vurguladığı bir problemdir YEMEK YEMEK…
“O kadar özenerek hazırlıyorum bir lokma bile yediremiyorum, benimle hep inatlaşıyor ve asla sözümü dinlemiyor.”
“ Bir türlü YEMİYOR sadece televizyon karşısında yemek yedirebiliyorum.” gibi ifadeler kullanılmaya başlamışsa yemek yemek gibi çocuğunuzun sağlıklı gelişimi için gerekli olan bu temel ihtiyaç problem olmaya başlamış demektir.

Yemek yemek ; çocuğunuzun önemli fiziksel ihtiyaçlarından biridir. Düzenli ve yeterli düzeyde beslenme çocuğunuzun sağlıklı büyümesi açısından öncelikli koşullardan biridir. Çocuğunuzun sağlıklı beslenmesi için almış olduğunuz yeşil ve vitamin dolu sebzelerle sırf sağlıklı beslensin diye saatlerinizi ayırarak hünerli ellerinizle hazırlamış olduğunuz o güzel tabağı önüne koyduğunuzda red cevabı almanız sizi çileden çıkarabilir. İşte burada sabırlı olmalı ve öfkenizi kontrol etmelisiniz. Hazırladığınız o güzelim yemeği yemiyor …peki bu durumda ne yapmalısınız.
Öncelikle istediğimiz bu konuda onunla çok fazla inatlaşmamanız, genellikle bu durumda anne yemesi konusunda ısrarcı olmakta ve çocukla bir mücadeleye girmektedir. Yapılan bu tür müdahale ve mücadeleler çocuğu yemek gibi doğal bir ihtiyaçtan daha da uzaklaştırmakta ve anne-çocuk arasındaki uçurumu arttırmaktadır. Yemek yeme ile ilgili yaşanılan çatışma gün içindeki diğer çatışmalarınızın bir başlangıcını oluşturacaktır. Onunla inatlaşmayın , yemeğin doğal bir ihtiyaç ve rutin bir aktivite olduğunu ona konuşmalarınız ve davranışlarınızla gösterin. Ona bu konuda anne ve baba olarak doğru model olmalısınız.
Yemek saatlerinde yemek masasında ailecek yer almalı ( yemek masasında herkesin belirli bir yeri olabilir) ve menüde yer alan yemekler ailenin tüm üyeleri tarafından sırası ile yenmeli, ( babanın yemek seçme veya pırasa yememe gibi bir özelliği varsa bu çocuk için yanlış bir model oluşturabilir) Yemek hazırlanmadan 10-15 dakika önce yemeği hazırlayacağınızı ona iletmelisiniz. Oyun aktivitesi veya uğraşısı bitmeden oyunun başından apar topar yemek masasına oturtulacak bir çocuğun yemek masasında mutsuz olması ve yemeğini yemeye tepki göstermesi beklenilen bir sonuçtur. Bu nedenle öncelikle onu sözel şekilde hazırlayın “Birazdan yemek yiyeceğiz” gibi, oyun aktivitesini ona göre ayarlamasını sağlamış olacaksınız, bu şekilde suç da sizden kalkacaktır, artık yemek masasında daha haklı olabileceksiniz.
Yemek öncesinde yemeğin hazır olacağını söylemenize rağmen yemek masasına gelmeyen bir çocuğunuz varsa ; inatlaşmayın , siz ve diğer aile üyeleri masadaki yerlerinize oturun ve yemeğinize başlayın, onun bu davranışını görmemezlikten gelin ve onunla ilgilenmeyin, asla ve asla başka yemek alternatifi sunmayın, yemeği yemek masası dışında bir yere taşımayın.Unutmayın yemek sadece yemek masasında yenir ve doğal bir ihtiyaçtır. Bu durumda anneler genelde olaya duygusal yaklaşmakta ve bu tür çözümler üretebilmektedirler, bu tür alternatif çözümler çocuğunuzun bu problem davranışını pekiştirmekte ve sağlıksız beslenmesine neden olmaktadır. Unutmayın hiçbir çocuk açlıktan ölmedi.
Diğer öğüne kadar bir yemek sunmayın ve bu konuda onunla konuşmayın, yemek saati dışında acıktığını vurgulayan bir çocuğunuz var ise “yemeklerimizi sadece yemek saatinde yiyoruz, yemek yerken seni de çağırmıştık , fakat gelmedin bu nedenle diğer yemek saatine kadar beklemelisin” şeklinde bir cevap vermeniz yararlı olacaktır. Fakat bu olayı dramatize etmemeye özen gösterin, sadece onunla konuşun ve yapmanız gereken aktiviteye geri dönün, bir dahaki öğünde güzel yemekler hazırlayacağınızı ifade edin ( sevdiği birkaç yemek yapabilirsiniz: alıştırma aşaması) . Bu yaş döneminde yaptırmak istediğiniz tüm davranışlarda oyun ve eğlenceyi kullanmalısınız. Çocuğun dünyasına giden en kısa yol oyundur. Hazırladığınız o güzel tabaklarda bir gülen yüz, bir çocuk şekli olması ( bu şekle bir isim de takabilirsiniz) çocuğunuzu yemek yemeğe motive edecektir. Yemek yeme çalışmalarının başlangıcında menüyü hazırlarken çocuk doktorunuzun vermiş olduğu listeden çocuğunuzun sevdiklerini seçmeniz yararlı olacaktır.
Tabağına yemeği koyarken ne kadar istediğini sorabilirsiniz, böylece yemek miktarını kendi tercih etmiş olduğunda kendi tabağından da sorumlu olacaktır. Tekrar istediğinde verebileceğinizi ifade edin. Masadaki diğer aile üyeleri tabaklarındaki yemeği bitirme konusunda doğru model olmayı unutmamalıdırlar. Yemeğini yerken sürekli “yemeğini ye!” gibi komutlar vermemelisiniz, biliyorsunuz yemek yemek doğal bir ihtiyaç ve uyarıya gerek yok . Bu davranışınızla çocuğunuz daha çok dikkat çekmeye çalışabilir ve yemek yeme konusunda sizinle daha fazla inatlaşabilir. Sevmediği bir yemeği zorla yedirmeye çalışmayın.
Onun da bir damak tadı olduğunu unutmayın, aynı vitamini verebilecek bir başka yemeği menüye ekleyebilirsiniz. Yemek yememesi ile ilgili hassasiyetinizi ona belli etmeyin bunu kullanmaya başlayabilir. Yemek sonrasında birlikte eğlenceli birkaç aktivite planlayın, yemeğini bitirmek için böylece onu motive edebilirsiniz. Yemek sonrasında maddi ödüller sunmamaya özen gösterin, Çünkü yemek yemek normal ve olması gereken bir davranıştır. Bunun için bir ödül anlamsız ve yararsızdır. Bunun için en büyük ödül mutlu olduğunuzu ona göstermektir.
Çocuğunuz hastalık döneminde ise iştahında bir azalma görülebilir, bu durumda çok fazla ısrarcı olmamalı ve çocuk doktorunuzla birlikte hareket etmelisiniz. Çocuğunuzun beslenme ile ilgili problemleri uzun süre devam ediyorsa ve kilosunda belirgin düzeyde bir azalma söz konusu ise çocuk doktorunuza götürmeniz gerekmektedir.
Bebeklerde Gaz Sancısı (Kolik) - Kolik Nedir?
Yeni doğmuş olup, bizim dünyamıza yeni gelen bebeklerimiz genellikle annesinden sütünü emerek günün büyük bölümünü uyuyarak geçirir. Tam bu duruma bir hayli alışıp ne kadar uslu, efendi bir bebeğimiz var diye düşünürken; 2-3 hafta geride kaldığında sanki o uslu bebeğiniz gitmiş, yerine yaramaz, huysuz ve sürekli ağlayan bir bebek gelmiştir.

Özellikle günün akşam saatlerinde daha da huysuzlaşarak hiç bir şekilde dur durak bilmeden ağlamaya başlayıp, ellerini yumruk yapar, bacaklarını karnına çekerek büzülür, adeta büyük acılar çektiğini bize anlatmaya çalışır. O ağladıkça bizim de yüreğimiz burkulur, içimizden bir parça sızlar. Bu süreç genellikle haftanın tüm günlerinin belli zaman aralıklarında; özellikle akşam saatlerinde yaşanır. Oysa bu tür an'lar tüm sağlıklı bebeklerde görülen diğer bir adı Kolik olan gaz sancısından başka hiç bir şey değildir. Kolik bir hastalık değil, tam aksine dış dünyaya uyum evresinin vazgeçilmez bir basamağıdır.
Kolik genellikle ikince ve üçüncü haftalarda (prematüre bebeklerde daha sonra) başlar ve altıncı haftada en kötü evresine ulaşır. O anda genelde bunun bir kabus olduğunu ve sonsuza kadar devam edeceğini düşünmekten kendinizi alamazsınız. Ancak onikinci haftada sorun düzelmeye başlar ve genellikle üçüncü ayda sorun tamamen düzelmiş olur. Nadir de olsa dördüncü veya beşinci aylara kadar da devam edebiliyor. Kolik birden bire-aniden yada yavaş yavaş düzelebilir. Arada iyi günler de olabilir tabii ki. Koliğin kesin nedeni bilinmemektedir ve genelde ağlama nöbetleri olarak da bahsi geçmektedir. Güncel bir görüşe göre ağlamak, yeni doğmuş bir bebeğin olgunlaşmamış fizyolojisinden kaynaklanır. Başka bir teori sahipleri de bebeğin olgunlaşmamış sindirim sisteminin gaz geçerken aşırı kasıldığını ve kolik ağrısına neden olduğunu öne sürüyorlar.
Bir bebek sahibinden kolik çözümü için bir öneri;
Merhaba Benimde 3 haftalık bir bebeğim var ve gaz problemi bizdede başladı. Çözüm olarak sabah işe gitmeden önce ve akşam işten gelince bebeğimi yüz üstü göbeğime yatırıyorum. Ben de koltukta yada uzanmış durumda oluyorum. Yaklaşık yarım saat kadar öylece kalıyor. Hem vucut sıcaklığımı ona veriyorum hemde yüz üstü yatmasından dolayı bebeğim daha rahat gaz çıkarabiliyor. Tabi aynı zamanda da sırtını sürekli ovuyorum. Başta bebeğim garipsedi ama alışıncada şimdi çok rahat göbek üstünde duruyor. Hatta kendisi de bu durumda gaz çıkarmaya çalışıyor. Bu yöntemi herkese tavsiye ederim. iyi sonuç veriyor.
Yeni Doğmuş Bebeğimi Dışarıya Çıkarabilir miyim?
Çok sıcak veya soğuktan, aşırı güneşe maruz kalmaktan korursanız bebeğin açık havaya çıkmasında bir sakınca yoktur. Parkta küçük bir gezinti, hem anneye hem de bebeğe iyi gelecektir. Ancak enfeksiyondan korumak için etraftakilerin bebeği ellemesine izin vermeyiniz. Havayla bulaşabilecek mikroplardan korunmak için kapalı, kalabalık ortamlarda uzun süre kalmamaya dikkat etmelisiniz.
Yürüteç Yararlı mı? yoksa Zararlı mıdır?
Anne ve babalar, bazen bebeğin yürümesini kolaylaştıracağına inanarak, bazen de onun güzel vakit geçirebilmesi eğlenebilmesi için yürüteç alıyorlar. Evet, sahiden de bebekler yürüteçte hoş vakit geçirebilirler, ancak doktorunuza danıştığınızdan buna onay vermediğini siz de göreceksiniz. Sanılanın aksine yürüteçin yürümeyi kolaylaştırıcı değil engelleyici etkisi mevcuttur. Çünkü kolayca hareket kabiliyeti kazandıran bu yürüteçler bebeğinizin çok rahat hareket etmesini sağlayacaktır ve dolayısıyla bebeğiniz yürümek için bir çaba sarfetmeyecektir. Üstelik yürüteçte; yürüme için özellikle önemli olan kalça ve üst bacak kasları değil, alt bacak kasları çalışmaktadır. Ayrıca bebeğinizin takılıp düşme, önceden ulaşamadığı tehlikelere ulaşma çok daha yüksektir. Bebeğinizin yerde yuvarlanması ve emeklemesi onun gelişimi açısından çok daha iyidir. Hazır olduğunda nasıl olsa kendisi yürüyecektir.
Yeni Doğan Bebeklerde Güvenlik

Yeni doğmuş olan bebekler bile hareket eder.Yeni doğan bebeklerde güvenlik ilk planda gelmelidir. Bu yüzden aşağıdaki maddelere uymanız gerekiyor.
- Sakın kanape, alt değiştirme masası gibi bir yerde yalnız başına bırakmayın. Yanından ayrılmanız gerekiryorsa; ya yatağına koyun ya da bebeği de gittiğiniz yere götürün.
- Geniş kenarlı bir şapkayla bebeği güneşten koruyun.
- Bebeğin yanında sakın sigara içmeyin ve içilmesine izin vermeyin. Sigara içimine maruz kalmış olan bebeklerde, solunum yolu ve kulak enfeksiyonları sıklığı artmaktadır.
- Bebeğiniz kucağınızdayken veya emzirirken asla sıcak içecekler içmeyin.
- Yatırırken yüzüstü yatırmayın.
- Başka bir küçük çocukla bebeğinizi yalnız bırakmayın.
- Boğulmanın önüne geçmek için bebek yatağında yastık, büyük oyuncak, plastik poşet gibi şeyler varsa bunları kaldırın.
- Araba yolculuklarında bebeğin yaş ve kilosuna uygun olarak bir araba koltuğu kullanın. Yenidoğan bebeğin rahat etmesi için kenarlardan rulo yapılmış havlularla bebeği destekleyebilirsiniz. Araba hareket halindeyken, ağlayan bebeği sakinleştirmek veya emzirmek için koltuğundan almayın. Gerekiyorsa aracı durdurun. Bir diğer önemli madde ise asla bebeği tek başına arabada bırakmayın.
Bu güvenlik kurallara uymanız hem kendiniz, hem bebeğini için daha sağlıklı olacaktır.