doğum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doğum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Şubat 2011 Çarşamba

normal doğum nasıl olur

Normal doğum, doğuma yaklaşan hamileler için bir çok soru işareti içerir. İşte size normal doğum hakkındaki tüm sorularınıza cevap verecek bilgileri veriyoruz ediyetisyen.net olarak.
Normal doğum ne kadar sürer. Yalancı doğum sancısı nedir. Normal doğumda epidural anestezi yapılabilir mi. Hangi durumlarda normal doğum tercih edilmez. Normal doğum sonrasında anne neler yaşar. Doğumun başladığı nasıl anlaşılır.
Normal doğumun sezaryene göre avantajları var mı. Normal doğumun riskleri var mı. Normal doğum sırasında sorun yaşanırsa ne yapılır. Normal doğum ile ilgili merak ettiğiniz tüm konuları Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Kağan Kocatepe anlatıyor.
Normal doğum ne kadar sürer : Normal doğum başlangıcı tıbbi olarak rahim ağzının 4 cm açık olduğu ve doğum sancılarının düzenli olarak girdiği dönemdir. Bundan öncesi doğum süresine dahil değildir.
Doğumun aktif olarak başlamasından sonra, ilk doğumunu yapacak olanlarda, saatte 1 cm’lik açılma olur ve yaklaşık 6-8 saat sonunda tam açılma gerçekleşir. Bundan sonra ıkınma aşamasına gelinir. Bu aşamanın süresi anne adayının gücüne bağlıdır. Yarım saat ile bir saat arasında doğumu yapabilir. İkinci doğumunu gerçekleştiren annelerde bu süre iki saat daha azalır, üçüncü doğumda artı yarım ve bir saat daha azalır. Dördüncü doğumda ise artık doğumhaneye girdikten yaklaşık 4-5 saat sonra doğum gerçekleşir.
Yalancı doğum sancısı nedir: Bu sancılar özellikle ilk anneliğini yaşayacak olanların en sık düştüğü tuzaktır. Hastaneye giderler ve eve geri gelirler. Yalancı doğum sancısı henüz doğum sancısı olmayan dönemde görülen sancıdır ve düzensizdir. 34’üncü haftada bile başlayabilir. Sancı girer kısa sürer ve çıkar. Daha sonra tekrarlayabilir. Bu durumda sancının ne kadar zamanda bir geldiğine istirahatle geçip geçmediğine bakmak gerekir. İstirahatle geçiyorsa bu doğum sancısı değildir. Yine eğer düzensiz sancılar şeklindeyse gerçek doğum sanıcısı olamaz.
Yalancı doğum sancısı doktora gitmeyi gerektiren bir durum değildir. İstirahat ederek sancıların düzenli hale geleceği zamanı bekleyerek ve her şeyden önemlisi sol yana yatıp bebeğin hareketlerine dikkat ederek doğum zamanı beklenmeli. Yalancı doğum sancısı çoğu zaman kendi kendine geçer. Doğuma hazırlayıcı kasılmalarda 32’nci haftadan itibaren görülebilen tamamen masum rahim kasının esas doğum kasılmalarına antrenman olarak yaptığı kasılmalardır.
Normal doğumda epidural anestezi yapılabilir mi: Epidural anestezi omuriliği dıştan saran zarın etrafına yapılan bir anestezi ile belden aşağısının uyuşturulmasıdır. Anestezi maddesi yavaş yavaş yayılarak rahim kasının sancı duyma özelliğini azaltır. Kasılmalar olur fakat sancılar olmaz. Epidural anestezi normal doğumda aktif dönem başladıktan sonra yani 4 cm’lik açıklık ve düzenli sancılar başladıktan sonra uygulanabilir. Eğer iyi uygulanmışsa doğumun seyrini hiçbir şekilde değiştirmez. Hatta rahmin daha iyi açılmasını sağlar. Esas önemli an ıkınma evresi başladıktan sonradır.
Anestezi uzmanının yapacağı en ufak bir yanlışla doğum vakumla gerçekleşmek zorunda kalabilir. Ya da hiç yanlış olmasa doz iyi bir şekilde verilmiş olsa bile epiduralden sonra bebeği vakumla çekme olasılığı hiç anestezi uygulanmayan normal doğumda yüzde 1 civarındayken, epiduralde yüzde 4-5’e çıkar. Vakumun bebeğe hiçbir zararı yoktur. Sadece müdahaleli doğuma girer.
Hangi durumlarda normal doğum tercih edilmez: Doğum biçimine karar vermek için 34-36’ncı haftalar arasını bekliyoruz. Çünkü bu dönemde bebeğin aşağı yukarı kaç kilo doğacağı belli oluyor. Pelvis dediğimiz çatı muayenesini yapıyoruz. Buna göre normal doğum kararı veriyoruz. Ancak son ana kadar normal doğum sezaryene dönüşmek zorunda kalabilir. Bebek sıkışabilir. Kalp atışları azalabilir. Bebeğin vücudu çıkana kadar sezaryenden kurtuldun demek mümkün değil.
Kesinlikle normal doğum yapılamayacak durumları şöyle sıralayabiliriz. Bebeğin yatay durması plesantanın doğum kanalını tıkaması veya bebeğin aşırı iri olması. Öteki durumlarda ise biraz risk alarak normal doğum gerçekleşebilir ama sezaryen daha uygundur. Örnek olarak ilk doğum olup bebeğin ters durması durumunda normal doğum mümkündür. Ama sezaryen daha uygundur. Çoğul gebeliklerde bebeklerin pozisyonları uygunsa da sezaryen gerekebilir.
Doğum uzamışsa bu bir şeylerin ters gittiği anlamına gelir. Normal doğum sezaryene dönüşebilir. Kesinlikle normal doğum yapamazsın yada yapabilirsin denilen durumlar çok azdır. Doğum şekline doktor değerlendirmesi sonucunda karar verilir.
Normal doğum sonrasında anne neler yaşar Aslında doğumdan altı saat sonra anne bebeğiyle birlikte taburcu olabilir. Ama biz daha güvenli olsun diye 12-24 saat anneyi hastanede tutuyoruz. Anne doğumdan sonra dikiş atılan bölgede zaman zaman sancı yaşayabilir. Ama buna ağrı kesiciler etki eder. Doğumdan sonra yemeğini hemen yiyebilir. Ayağa kalkabilir ve idrarını yapabilir. Sezaryene göre normal hayata dönüş çok daha kısa sürer.
Doğumun başladığı nasıl anlaşılır: Doğum sinsi bir olay değildir. Anne adayı çoğu zaman hisseder. En tipik şekli belden başlayan ve karına doğru giden kasılma ve gevşemeler oluşmasıdır. 10 dakikada üç sancı gelmeye başlamışsa ve her biri 40-50 saniye sürüyorsa bu sancılar anne adayını rahatsız ediyorsa hastaneye gitme zamanı gelmiş demektir.
Normal doğumun sezaryene göre avantajları var mı: Hem anne için hem bebek için uygun koşullar yerine gelmişse risk faktörü saptanmamışsa normal doğum daha avantajlıdır. Ancak en ufak bir risk dahi saptanmışsa normal doğum yapılmamalı. Bazı ülkelerde özellikle az gelişmiş ülkelerde normal doğum oranları daha fazla. Çünkü daha fazla risk alınabiliyor.
Normal doğumun riskleri var mı: Normal doğum sırasında soru yaşanırsa ne yapılır. Normal doğumun her aşamasında sezaryene geçilebilir. Bebekle ilgili durumlar bebeğin sıkışması, kalp atışlarının azalması annenin bebek rahimdeyken kakasını yapmış olması normal doğumun yarıda kesilmesine neden olabilir.
Anneyle ilgili durumlar ise annenin doğumunun ilerlememesi, yani rahim ağzının açılmasının devam etmemesi halinde annenin sancı çekiyor olması bazen rahim ağzında açılma olmazken sancınında olmaması ve suni sancı verilmesine rağmen doğumun ilerlemiyor olması.
Ayrıca beklenmedik bir şekilde kanama meydana gelirse buda anneyle ilgili bir sezaryen nedenidir. Normal doğum ilk evresindeyken yani 9-10 cm’lik açılmaya kadar olan dönemde tek çare sezaryenken ikinci evre olan ıkınma evresine gelindiğinde ise vakum veya forseps denilen aletlerle bebeğin başından çekilmesi gerekir. Anne adayının ıkınma ile yapması gerekeni dışarıdan müdahale ile yapmış oluruz.

15 Şubat 2011 Salı

hangi doğum daha sağlıklı

Son yıllarda normal doğum yapan kadın neredeyse kalmadı. Sezaryen annelerin çoğu tarafından pratik ve acısız bir seçenek olarak görülüyor. Oysa sezaryenin de kendine göre riskleri bulunuyor ve keyfe göre uygulanmaması gereken bir doğum şekli.
Uzmanlar uyarıyor sezaryen bir ameliyattır diyor. Bu ameliyatta kan kaybı, enfeksiyon riski, damarlarda kan pıhtısı veya amnios sıvısının oluşturacağı tıkanıklıklar gibi ölümcül olabilen komlikasyonlar daha sık görülür.
Yinede genelde anne adayları doğum sancıları çekmemek ve doğumdan daha hızlı kurtulmak için sezaryeni tercih ediyorlar. Peki hangi durumlarda gerçekten uygulanması gerekiyor.
Hangi durumlarda normal doğum tercih edilemez: Sezaryenin sadece riskli durumlarda tercih edilmesi gerektiğini belirten uzmanlar normal doğumun yapılamayacağı durumları şöyle sıralıyorlar. İlk bebeğin ters geliyor olması, bebeğin anne karnında yan duruşu, plasentanın önde oluşu, plasentanın erken ayrılması, kordonun bebeğin başının önünde olması, bebeğin suyunun ileri derecede azalması, üçüz gebelik, ikiz gebelikte ilk bebeğin poposunun önde olması, annenin kemik yapısının dar olması, annenin bel fıtığı, kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi ıkınmasının mahsurlu olduğu durumlar, annede genital bölgede herpes uçuk ve HPV gibi virütik enfeksiyon durumunun bulunması gibi durumlarda sezaryen tercih edilir.
Sezaryenin tehlikeleri nedir: Uzmanlar sezaryenle doğan bebeklerde ilk günlerde soluk alıp vermede sorun yaşanabileceğini belirtiyor. Bebek anne karnında bir sıvının içinde. Bu sıvı bebeğin hava yollarına giriyor. Normal doğum sırasında vajinadan geçerken bebek sıvıyı atıyor.
Oysa sezaryende bebeğin bu şansı yok. Bu nedenle doğum sonrası bebekte sık soluk alıp verme ve bazen geçici de olsa yoğun bakım takibi bile gerekebiliyor. Anne sezaryen sonrası ağrı nedeniyle bebeğini yeterince besleyemeyebiliyor. Bebek yeni doğan döneminde yeterince beslenemeyince bağırsak hareketleri yeterli olmayabiliyor ve tüm yeni doğan bebeklerde görülen sarılık daha belirgin boyutlara ulaşabiliyor.
Normal doğumdan korkmayın: Normal doğum için annenin istekli ve kararlı olması gerekiyor. Birçok anne adayı bu konuda toplumda oluşan ön yargıların olumsuz etkilerinin tesirinde kalıyor. Hamile kadınlar çevresi tarafından maalesef korkutuluyor. Doğum hikayeleri bazen abartılıyor.
Anne adayları tanımadıkları kişiler tarafından bile Allah kurtarsın diyerek korkuya sürükleniyor. Anneleri ürküten ağrıya bugün tıp çözüm bulmuş durumda. Epidural analgezi ağrısız doğum ile anneler çok daha rahat normal doğum süreci yaşıyorlar. Batı ülkelerinde normal doğumun daha yaygın olmasının nedeni epidural analgezinin daha sık kullanılması.
Epidural anestezi nedir: Epidural anestezinin sinirlerin omurilikten çıktığı yere lokal anestezi ile ağrısız bir şekilde uygulanıyor. Epidural anestezi ile normal doğumun artık ağrısız bir şekilde gerçekleştirebildiğini belirten uzmanlar uygulamayı şöyle anlatıyorlar. Epidural analgezide doğumun başında bel bölgesine kateter yerleştiriliyor.
Ağrı kesici ilaç verilmesi için rahim ağzı 4 cm açılıncaya kadar bekleniyor. Epidural analgezi uygulanmış olan hastalar doğum anında ıkınma hissi duymayabilirler. Fakat doğuma yardımcı olan kişiler ağrıları elle veya monitörden gözleyerek ıkınma zamanını anneye söyleyebiliyorlar.
Normal doğumun avantajları: Bebeğe anestezi uygulanmamış oluyor. Doğum esnasında bebek ciğerlerindeki sıvıyı atıyor. Anne bebeğini hemen emzirmeye başlıyor. Doğumdan sonra yaklaşık 24 saat içinde taburcu olunabiliyor. Anne normal hayata daha çabuk geri dönebiliyor. Normal doğum yapan kadınlar daha kolay kilo veriyor.

2 Şubat 2011 Çarşamba

İmkanınız varsa Sezaryenle doğum yapmayın

Sezaryen yönteminin neden olduğu genetik yapıdaki değişimin şeker, kanser ve astım hastalıklarının görülme riskini artırdığı söyleniyorBebeğin DNA’sı değişiyor!

İsveç’te yapılan bir araştırma, sezaryenle doğan çocukların DNA’larında değişim yaşandığı sonucunu verdi.

İsveçli doktorların, kadınların gittikçe daha çok tercih ettiği sezaryenle doğum konusunda yaptıkları araştırmaya göre, bu yöntemle doğan çocuklar ileride sağlık açısından sorunlar yaşıyor.

Karolinska Enstitüsünde yapılan araştırma, sezaryen yönteminin neden olduğu genetik yapıdaki değişimin şeker, kanser ve astım hastalıklarının görülme riskini artırdığını ortaya koydu.

Araştırma sırasında normal doğumla dünyaya gelen çocuklar ile sezaryenle dünyaya gelen çocukların kordon bağından alınan kan örnekleri laboratuvar ortamında tahlil edildi. Her iki gruptaki çocukların kanlarında bulunan al yuvarlarda farklılıklar olduğu, bu farklılığın da DNA’larda değişime neden olduğu belirlendi.

Doktorlar, bu değişimi, doğum sırasında bebeklerin yaşadığı strese bağladı. Normal doğumda bebeğin yaşadığı stres, doktorların olumlu olarak niteledikleri ağırdan başlayıp artan bir stres olurken, sezaryenle yapılan doğumlarda bebeklerin yaşadığı ani stres olumsuz olarak değerlendirildi.

Araştırmaya katılan doktorlardan Prof. Dr. Michael Norman, doğum ve stresin bebeğin DNA yapısı ve bağışıklık sistemi açısından önemine vurgu yaparken, ”Doğum sırasında bazı genler aktif, bazı genler pasif hale geliyor. Doğumdaki stres de bunu etkilediği için sezaryenle doğan bebeğin DNA’sı değişiyor. Araştırmalarda, sezaryenle doğan bebeklerde DNA değişiminden dolayı bu bebeklerin kanser, şeker ve astıma yakalanma olasılıklarının daha yüksek olduğu ortaya çıkıyor” dedi.

Batı dünyasında sezaryenle doğumların arttığına dikkati çeken Norman, ileride çocukların karşılaşabileceği hastalıkların dikkate alınmasını istedi ve ”Bu konuda daha dikkatlı olunsun. Sezaryenle doğum tamamen tehlikesiz görünmesin” dedi.

www.haberturk.com